TheCyprusTime

Nami: AB Dönem Başkanlığı Rumlara Kıbrıs müzakerelerinde avantaj sağlamaz

2026-03-02 - 09:26

-ÖZEL HABER- Nami, Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı ve AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in ziyaretine dair değerlendirmelerde bulundu. Eski bakan Nami, Rum tarafının kendi tezlerinin lobisini daha etkin bir şekilde yapacağını belirterek, “AB yetkilileri sürekli Güney’e geliyor, sınıra getirip tek taraflı propagandalarını yapıyorlar. Bu 6 ay onlar için bir lobi dönemi olarak kendini gösterecek. Onun dışında Kıbrıs müzakerelerinin dinamiklerine etki edemezler. AB dönem Başkanı bir sekreterya gibidir. Gündemi dahi belirleyemez. Kıbrıs konusunda Rumların eline artı bir koz geçmedi ya da Türkiye-AB ilişkileri etkilenmez. Ama seslerinin daha çok duyurmalarına araç olacak bir 6 ay yaşayacaklar” ifadelerini kullandı. Nami: AB, Kıbrıs müzakerelerinde masada olmadı, olmayacak da Dışişleri eski Bakanı Özdil Nami, Rum tarafının Avrupa Birliği’nin müzakerelerde yer alması talebin de değerlendirerek, bu talebin yeni olmadığını vurguladı, “Rumların AB’nin bir şekilde masada olması talebi yeni değil. Annan Planı sonrası dönemde sürekli bunu gerçekleştirmeye çalıştılar” dedi. Eski bakan Nami, Türkiye’den önce Kıbrıslı Türklerin ne istediğinin önemli olduğunu belirterek, “Biz taraf olarak AB’nin müzakerelerde masaya oturmalarına izin vermedik ama gözlemci olarak oturmalarına izin verdik, teknik yardım vermelerine izin verdik” ifadelerini kullandı. Nami, tarafları şu şekilde açıkladı: “Taraf olarak Türk tarafı, Rum tarafı ve güvenlik için garantör ülkeler var. AB etrafında hiç masa toplanmadı, olacak da değil.” Nami: Takvimli ve sonuç odaklı bir süreç olmalı Dışişleri eski Bakanı Özdil Nami, Kıbrıs müzakereleri ve son süreçle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Nami, Crans Montana sürecine atıfta bulunarak, “Rum Eski Lideri Nikos Anastasiadis, Crans Montana’da sudan sebeplerle masadan kaçtı gitti. Bu Crans Montana’daki son süreçten sonra koşulsuz masaya oturulamaz. Biz takvimli ve sonuç odaklı bir müzakere süreci istiyoruz” dedi. Eski bakan, müzakerelerin kaldığı yerden devam etmesi gerektiğini belirterek, “Müzakerelerin bir takvimi olması lazım, birkaç ayda bitecek şekilde. Sayın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bu konudaki söylemleri doğru. Rumlar yine ‘hayır’ diyecekler ise derler ama bizi de rehin tutamazlar. Bizim de artık eşit statüye kavuşmamız lazım. Bunlar Birleşmiş Milletler önünde zaptırap altına alınarak masaya oturulmalı. Bunlar yazılıya dökülmezse Türk tarafı asla elini açamaz” ifadelerini kullandı. Nami, müzakerelerin başlama sürecine ilişkin ise şunları söyledi: “Evet, şu anda sıkıntılı gibi görünüyor durum; müzakerelere bir şekilde başlayamıyorsunuz. Bu işin esas kotarılacağı aşama bu, bunu geçerseniz sonrası çorap söküğü gibi gelecek. Burada Türk tarafının çok kararlı durması ve Birleşmiş Milletler de kendi yöntemleriyle destek vermesi lazım.” Nami, müzakerelerin başlaması noktasında Türkiye’nin dış ülkelerdeki lobicilik faaliyetleri ile güçlü bir şekilde baskı yapması gerektiğini de kaydetti. Nami: Her iki tarafın da karşılıklı nefreti tetikleyecek yayın ve söylemlerden kaçınması lazım Güney Kıbrıs’ta artan fanatizm ve faşizmle ilgili de konuşan Dışişleri Eski Bakanı Özdil Nami, şu ifadeleri kullandı: “Her iki tarafın da karşılıklı nefreti tetikleyecek yayın ve söylemlerden kaçınmaları lazım. Küçük bir adayız. Sürekli bu duyguları yeşertirsek bundan herkes zararlı çıkar. Kabul edelim özellikle Rum tarafında fanatizm ve faşizmle ilgili ciddi bir sıkıntı var ve bu eğitimle ilgili. Eğitim noktası ciddi bir şekilde Güven Artırıcı Önlemlere de eklenmeli. Okullarda gençlerin beyinleri ciddi şekilde bunlarla yıkanıyor ama bir taraftan da bizimle ortaklık kurulacağı konuşuluyor. Bu tarz yayınlara ciddi cezalar getirilmesi lazım bu konuda da eksikler. Milli günlerde attıkları sloganlar da ortada. Şunu unutmamak lazım, Kıbrıs ancak barış yolu ile ilerler.” Fransız yargısının kararı... “Rumlar bizi taciz etmeye devam edecek” Fransa Yargıtay’ının mülkiyetle ilgili Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) iade talebini kesin olarak reddetmesine ilişkin de konuşan Nami, “bu dava lehimize sonuçlandı ancak bu Rumlar teslim bayrağını çekti anlamı taşımaz” ifadelerini kullandı. Nami, Rumların KKTC’yi mülkiyet konusunda sürekli taciz etmeye devam edeceğini belirterek, “bizim Taşınmaz Mal Komisyonuna odaklanıp, onu güçlendirmemiz lazım” diye konuştu. Nami, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkinliğine de dikkat çekerek, “Taşınmaz Mal Komisyonu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararıdır. Güney Kıbrıs bunu Avrupa Birliği’nde alacakları bir kararla kaldıramazlar” ifadelerini kullandı. Eski bakan, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkin bir iç hukuk yolu olduğunu sürekli hatırlatılması gerektiğini vurgulayarak, “Bunu da finansal olarak Taşınmaz Mal Komisyonu’nu güçlendirerek yapabiliriz. Taşınmaz Mal Komisyonu hem finansal hem de personel açısından desteklenmeli” dedi.

Share this post: